Taksim Gezi deki olaylarda Gaza gelip, belkide o anlık ne yaptığının farkında olmamanın bilinciyle, şiddetin dozunu kaçırıp dükkanların camlarını paramparça etmenizi, esnafa zarar vermenizi, arabaları ters çevirip içlerinde alkol şişeleriyle poz vermenizi, sevmediğiniz için Erdoğan'a olan hırsınızdan dolayı, tüm bunları yaptığınızı anlayabilirim.. Herkes herkesi sevmek zorunda değil..Lakin biraz akıllı düşünebilsek tüm bu zararların yine senin benim cebimden çıkan vergilerle tazmin edileceğini, verdiğin zararın yine kendimize en büyük zarar olduğunu düşünebilsek keşke..
En demokratik hak olan seçimlerde yaparsın ne yapacaksan, orada uygularsın şiddetini, orada gömersin sandığa bir daha çıkamamacasına..
Bizimde sevmediğimiz siyasetçiler vardı zamanında, başörtülü kızların okumasına karşı çıkan.. Mecliste başörtüsünden dolayı Merve Kavakçı'ya "bu kadına haddini bildirin" deyip gözleri yuvalarından fırlamış şekilde halkına korku salan, insanların dini değerlerine dahi tahammülü olmayan bir zihniyet..
sırf inandığı için başörtüsünden dolayı, ikna odalarında onurlarıyla oynanan gencecik kızların, geleceğe yönelik hayallerini ellerinden alan zihniyet..
Ve Allah biliyor ya ben ne gördüm ne de duydum, bu insanlık ayıbının yaşandığı o dönemlerde, böylesi şiddetli yakıp yıkma olaylarını..
Şimdi polis suçlu diyoruz ya, o zamanlarda joplarla polisten dayak yiyen, yerlerde sürüklenen, başörtüleri başlarından çekilen insanlara uygulanan muamelede, neden sessizdi? özgürlüğümüz kısıtlanıyor diye, yaygara koparan zihniyet..
Her şeye eyvallah derimde insaf be yahu.. Benim kutsalıma saygısı olmayana, Allah'ın evini çöplüğe çevirene asla ve asla saygı beklemeyin benden.. Rabbim öyle büyük ki şükredelim de başımıza taş yağmıyor..
Kabe nasıl ki Allah'ın eviyse, her gün beş vakit Kabe'ye yönelerek namaz kıldığımız camilerde Alah'ın evidir..
İnanmıyorsan bile saygı duy, yeter..
"Hani, biz Kâbe’yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim’den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail’e şöyle emretmiştik: 'Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rukû ve secde edenler için evimi (Kâbe’yi) tertemiz tutun.' ” (Bakara, 2/125)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder