Papatya mevsimi yurdun dört bir yanında dağda, ovada, bayırda gösterişli açılışlarla başladı..
Her çimenlikte, her çayırlıkta ayrı bir coşku, ayrı bir heyecan.. görülmeye değer bir manzara.. açılışa özel, en güzel kıyafetlerini giyinmiş nazenin beyaz papatyalar.. yüzlerinde yeniden doğmanın mutluluğuyla bekliyorlar biz ziyaretçilerini..
Mayıs, papatya mevsiminin habercisi.. Papatya, kırların masum çiçeği..
Papatya denilince, çocukluk yıllarım gelir hep aklıma..Kırlarda koştura koştura oynadığım, papatyalar topladığım, topladığım papatyalardan; taçlar, kolyeler, bilezikler hatta yüzükler yaptığım bembeyaz yıllar..
En çok "seviyor, sevmiyor, seviyor" oyunuma alet ettim masum papatyaları..
Çocukken tek tek yapraklarını kopartıp canını yaktığım papatyalardan, hep "seviyor" çıkarırdım.. Hile yapardım kendimce, önceden sayardım yapraklarını, olmadı iki tane kopartırdım kimseciklere çaktırmadan.. Ve sonuç hep "seviyor" çıkardı..
Etrafımızın beton yığınlarına hapsolduğu şu günlerde, artık kır çiçeklerine pek rastlayamaz olduk.. Evlerde, balkonlarda beton yığınlarına hapsettik papatyaları..
Bazende sahil gezilerinde çiçekçi kadınların ellerinde görür olduk..
Şimdi düşünüyorum da, her şey küçüklüğümde ki gibi papatya falları kadar masum olsaydı, kopardığım en son yaprak hep "seviyor" çıksaydı..
belki bazen birileri için, sahtekarlıkla çıkan bir "seviyor" oyunu olacaktı ama, kimleri sahtekarlıklarımıza alet etmiyoruz ki şu fani dünyada..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder