14 Şubat 2012 Salı

SEVGİNİN SİHİRLİ GÜCÜ

"Sevgiden acılar tatlanır. Sevgiden bakırlar altınlaşır. Sevgiden dertler şifa bulur. Sevgiden bulanık sular durulur. Sevgiden tortular saflaşır. Sevgiden ölüler dirilir, şahlar kul olur."

Sevginin kapısı Allah sevgisiyle açılır. Kul, sevgisiyle gösterir kullluğunu.. Sevgisiz insan ham bir meyveden başka bir şey değildir. Sevgiyle büyüyen, onu yüreğinde taşıyan, sevgisini göstermekten çekinmeyen insan kamil insandır. Sevginin sihirli gücüyle olgunlaşır, mis kokular saçan meyveye durur.

Sevgiden yoksun insan huzursuzdur. 'Hep bana' diyen insan bencildir, paylaşmadan yoksundur, sevgiden habersizdir. Kendi karanlığında, kalbinin yalnızlığında boğulmaya mahkumdur.
Hep kendiyle meşgul olan, enaniyet denizinde tek başına hüküm sürmekten hoşlanan insan, sevebilir mi?..

Sevgi gönül işidir. Gönülde başlar ve hep devam eder. Gönülde açar hiç solmayan gül misali.. rengi, kokusu hep tazedir. Ten ölür ama gönül bakidir, sevgi gülü de hep bakidir.
"Toprakta biten güller, solar gider. Gönülde biten güller ise daimidir, daha hoştur."
Seven insan, Rabbine daha yakın hisseder kendini. daha saf, daha ahlaklı.. Ancak bu sevgi, insani ve mecazi olan sevgi değildir. Manevi iklimde neşet bulan, ilahi lezzetle damakları tadlandıran, ballar balına ulaştıran sevgidir, gerçek sevgi.. Bulduk mu böylesi sevgiyi, varsın kovanımız yağma olsun..

Allah'tan uzaklaşanların insanlıktan da uzaklaştıklarına şahit oluyoruz her an.. Günümüzde bu daha da ileri boyutlara varıyor. Sevgililer sevgilisi Peygamberimiz Hazreti Muhammed'in(sav) ahlakından, sevgisinden uzaklaşanların, dini dar bakış açılarına hapsettiklerine, sevgisizliğin kısır döngüsünde nasıl hayatlarını yok ettiklerine şahit oluyoruz. Sevgi ayaklar altına iniyor, aşk git gide itibarsızlaşıyor..

Sevgi adı altında, sevdiğine kıyabilen insanların varlığına şahitlik etmek daha da içler acısı..
Neden öldürdün sevdiğini; çok seviyordum, ayrılmasına dayanamadım.
 Neden sevmiyorsun çocuğunu; şımarmasını istemiyorum.
Sevmek, öpmek, merhamet etmek şımartmakla eş değer tutulur oldu kimilerince.. Çocuklarımıza sevgi gösterme şeklimiz, "yediğin önünde yemediğin arkanda, en iyi okullarda okuyorsun" söylemleriyle şekillenir oldu. Sevgimizin gücü paramızın gücüne endekslendi.

Sevgililer sevgilisinin(sav), eşlerine, çocuklarına, torunlarına bir fiske dahi vurmadığını bilseydik, O'nun sevgi yolunu izleseydik, hayatımız gül gülistan olmaz mıydı?..
 O'nun çocuklara verdiği kıymeti, 'kuşu vefat eden çocuğu ziyaret edip başsağlığı dileyen, o küçücük çocuğu ziyaretiyle devleştiren peygamberin' çocuklara gösterdiği sevgiyi, bizlerde çocuklarımıza gösterebilseydik; eşlerimize O'nun sevgisi gibi bir sevgiyle bağlı kalabilseydik, haklarını koruyup kollayabilseydik; Peygamber hanımları gibi eşlerimize saygıda kusur etmeseydik; dünya asr-ı saadeti hala yaşıyor olurdu, inanın..

Yüreklerimiz kupkuru çöl yeri..Susuzluktan damar damar çatlayan yürek, Allah aşkıyla, peygamber sevgisiyle susuzluğunu giderir. Rahmetin, şefkatin sağanak sağanak yağdığı bir kalpte sevgisizlik kol gezmez.
 İlahi aşkla gönül sofrasını donatan insan, dünyayı  ahiretin ön sözü haline getirebilir. Bütün engellerin üzerine sevgisiyle yürür. Sevgisiyle, merhametiyle gerçek sevinçlere doğru yol alır.

Uzun lafın kısası; Yaratılanı seviyoruz, Yaratan'dan ötürü.. O'nun(cc) sevgisiyle seviyoruz, çıkarsız, hesapsız..  Seviyoruz.. Hayatımızın güzelliği bu yüzden..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder