25 Ağustos 2012 Cumartesi
KAÇIŞ..
Böyle, insanın mutsuz, üzgün olduğu anlarda, sığındığı limanlar vardır hani?..
Kendini daha iyi hissetmek adına, "kaçış" da diyebiliriz buna.. Gamı, kederi unutmak, bir süreliğine saklambaç oynamak ister insan, ruhuyla..
Bu bir deniz kenarı olur, bazen bir orman kuytusu, bazen bir sinema filmi en ağlaklısından..
Bazen de okumaya doyamadığın bir çocuğun hayali dünyası.. O yazar sen okursun, kendini unutur, onunla mutlu olursun.. Onun hüznüyle hüzünlenir, onun derdiyle dertlenirsin..
Kaçıştı niyetin kendinden, eee daha ne duruyorsun?..
Deniz seni bekliyor.. Rüzgar senin için esecek, senin için yön verecek dalgalara.. sıkıntın, öfken dalgalarla derinliklere gömülecek.. sadece deniz olacak düşündüğün, mavi sular bir de martılar..
Yeşilin bin bir tonu alıp saklayacak seni, en kuytu ormanlara.. sen olacaksın sadece, dertlerini götürmeyeceksin yanında.. nefes aldıkça unutacaksın, huzur dolacak ruhuna..
Tek kişilik bilet alacaksın sinema filmine.. en tenha saati bekleyecek, yanı boş olan koltuk numarası seçeceksin..
Kağıt mendilini unutmayacaksın, gözyaşlarını saklamayacaksın..
O, sevdiği tarafından terk edilen kız için ağlayacaksın, onun aşk acısı için..
O, terk eden oğlana, o terk edilen kızın yerine küfredeceksin, film boyunca..
Sen sen değilsin bir süreliğine.. Sığındığın limana bundan böyle; derdini, tasanı, öfkeni bırakıp da yanaşmayı dene..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder