2 Ağustos 2012 Perşembe

Ramazan'ı Seyretmek..


İftar telaşı, koşuşturmacası sarmışken şehrin dört bir yanını, içimden hep bulutların üzerine çıkıp seyretmek geçer bu enfes manzarayı..

İftar sofrasında çoluk çocuk, genç, yaşlı, zengin, fakir ayrımı gözetmeksizin aynı anda bir araya gelmiş, aynı sofrada dua dua ezan-ı muhammedi'nin okunmasını bekleyen insanların o pirüpak hallerinin seyri doyulmaz olurdu, eminim..

Birliğin resmi, Rabbin emriyle ağızlara vurulur kilitler, ve yine Rabbin emriyle ağızlardan sökülür kilitler.. Sırf O'nun(c.c.) rızası için, sırf O(c.c.) istediği için aç, susuz beklersin.. nefsinin emrindeyken sen, -nefsin acıktığında hemencecik yemeğini önüne koyarken, istediğini anında yaparken- şimdi  nefsin senin emrine girer, bekler.. Ben oruçluyum dersin, ben oruçluyum der, sabredersin..

Bulutların üzerine çıkmam imkansızdı belki  ama tahayyül ettim bugün, ve tarif-i imkansız bir görsel şölendi hayal ettiğim.. Evler, caddeler, sokaklar, şehir, ilahi bir renge boyanmıştı.. bu yepyeni, bambaşka güzellikte  bir renkti, adı Ramazandı.. gökkuşağını kıskandıracak kadar rengarenk, bir yudum suyu imrendirecek kadar saftı..
Biraz çocuk, biraz genç, biraz ihtiyardı.. Ramazan Hayattı..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder